11 Haziran 2010 Cuma

Türkiye’de Yaşayanlar

Prof.Dr. Halaçoğlu, Kayseri’de ‘Türk Tarihi ve Kültüründe Avşarlar’ konulu sempozyumda yaptığı konuşmada Türkiye’de yaşayan Kürtler’in Türkmen kökenli, Kürt Alevileri’nin ise ’Ermeni kökenli’ olduğunu ifade etmişti. Türk boyları hakkında araştırmalarını sürdüren Yusuf Halaçoğlu, Batı ülkelerine çattı, Alevilerin özbeöz Türkmen olduklarını söyledi.


Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Avrupa’daki Türklerin ‘Ermeni ’soykırımı’nı tanıyan ülkelere AİHM’de dava açmasını istedi.


TÜRK Tarih Kurumu eski Başkanı, Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Aleviler’i, ‘Öz be öz Türkmen’ olarak nitelendirirken Türkiye aleyhine soykırım kararı alan ülke parlamentoları hakkında başta Avrupa’daki Türkler olmak üzere herkesin AHİM’e 1000′er Euro’luk davalar açılmasını istedi.


Gazi Üniversitesi Stratejik Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Kayseri Ticaret Odası (KTO) ve Kalite Derneği işbirliğiyle düzenlenen konferansta ‘Tarih Penceresinden Günümüz Türkiye’sine Bakış’ konulu konuşma yaptı.


TBMM Başkanvekili MHP’li Meral Akşener’in de izlediği konferans salonu dolunca, ikinci salon açılarak, davetliler Prof. Dr. Halaçoğlu’nu büyük bir televizyona aktarılan görüntüleriyle izledi. Meral Akşener, Kayseri gezisinden ayrılmadan önce Halaçoğlu’nun programından ayrılırken, “Hocam, kıymetli bir ağabeyimdir. Ağabeyimi size emanet ediyorum” dedi.


Konferansa “İçinizden biriyim. Ben de Kayseri’nin Sarız İlçesi Çörekdere Köyü’ndenim. Bir Avşar’ım. Ticareti bilmediğim için Kayseri’de usul olduğu üzere okuyanlardanım” diyerek başlayan Prof. Dr. Halaçoğlu, tarihin objektiflik istediğini belirterek, “Türkiye’de ‘Kürt açılımı’, ‘Ermeni açılımı’ gibi konular gündeme getirilmektedir. ‘Bunların tarihi ve geçmişi nedir’ diye araştırmazsanız, doğruya ulaşamazsınız” dedi.


Prof. Dr. Halaçoğlu, Türkiye’nin bulunduğu coğrafya jeopolitik olarak çok önemli olduğunu anlatırken şöyle konuştu:


“Çin hariç, çok genç bir nüfusumuz var. O nedenle Türkiye’nin geleceği çok parlak. Ama bu gelecek birilerini ürkütmektedir. ABD’de hazırlananlar genelde bu tip belge, programlar vakıflar aracılığıyla yapılmaktadır. Bu vakıflardan biri Rusya’nın 40 sene önceden çökeceğini ve Ortadoğu’da yeni bir şekillenme olacağını söyledi.


Başımıza önce Asala, sonra PKK belası çıkartıldı. Halk bunun nasıl olduğunu biliyor. Güneydoğu’da oynanan oyunları o Kürt denilen vatandaşlarımız da biliyor. Batı’dan gelen her söz bizim aleyhimizedir. Avrupa, Haçlı seferleri yüzünden Türkler’e karşı kurulmuş bir bloktur. O yüzden bizim çevremizdeki ülkeleri göz önüne alıp devlet olarak çıkarlarımızı gözetmeliyiz. ‘Soykırım’ olayına gelince, Türkiye ve Türk vatandaşları bu ülkelerin parlamentolarının aldığı kararı AİHM’e götürmelidir. Onlara sorulmalıdır. ‘Hangi mahkeme kararına istinaden soykırım kararı aldınız?’ diye. Açıklama yapmak zorundalar. Zira bu karar yargı hükmüdür. Hangi mahkeme savunma hakkı vermeden böyle bir karar almıştır. ‘Bu ülke parlamentolarının aldığı kararlar Türk halkı üzerinde ve özellikle gençlerimiz üzerinde travma yaratmıştır’ diyerek başta o ülkelerde oturan vatandaşlarımız 1000′er euroluk tazminat talebiyle AİHM’e başvurmalıdır. Bu davayı 1 kişi kazanırsa milyonlarca Türk vatandaşı harekete geçir ve açtıkları davalarla o ülkelerin hazinelerini çökertir.”


“BATI İNSAN HAKLARI DÜŞMANI”


Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Batı’nın Türkiye’yi sürekli eleştirip, sıkıştırmaya çalıştığını anlattığı 1,5 saat süren konferansında, Türkiye’nin sahip oldukları toprakların kolay bir coğrafya olmadığına dikkati çekerek, Türkiye’nin kolay bir coğrafyada bulunmadığını vurgularken şöyle devam etti:


“Bu coğrafya da Roma, Osmanlı gibi büyük imparatorluklar kurulmuş. Şöyle bir bakarsanız; ABD’deki Obama da dâhil olmak üzere Afrika’dan zenci ticareti ile götürülen ailelerdir. Türkiye’yi insan hakları konusunda eleştirenler ülkeler, yani Batı insanları yok ederek, insanların sırtından geçinerek refah düzeyine ulaşmış, insan hakları evrensel beyannamesini yayınlayanlar insanları yok etmişler. Tarihi kayıtlara göre 1921 yılında 1 milyon 325 bin Ermeni hayatta gözüküyor. Türkiye’de bazı bilmem kim ve bazı gazeteciler bizim soykırım yaptığımıza katılıyor. Hadi Hasan Cemal, dedesinden dolayı özür dileyebilir. Ama Baskın Oran’a ne oluyor? Belgeler çarpıtılıyor. Cenevre’deki BM arşivinden çıkan rakamlara göre, o zaman ölenler kim, mezarları nerde? Bırakın Ermenileri öldürmeyi, Osmanlı devletinin verdiği izinle ABD o dönemde 486 bin Ermeni’ye yardımda bulunmuş. Kürdistan haritasına gelince 1914′te çizilmiş. Bu harita günümüzdeki Kürdistan haritasıyla birebir aynı” diye konuştu.

0 yorum:

Yorum Gönder